|
Apartman
yöneticileri, 15 Ocak 2004`te yürürlüğe giren
yönetmelik uyarınca asansör kazalarında 3 aydan 6
aya kadar hapis cezasıyla yargılanacak. Ancak bu
uygulamadan çok sayıda apartman yöneticisinin haberi
yok. Söz konusu yönetmelikten önce kazalardan
ruhsatı veren belediyeler sorumlu tutuluyordu.
Belediyeler ise yükümlülüğü asansörün yapımı ve
bakımını üstlenen firmaya atıyordu. Ancak çoğu zaman
bu tür kazalar dava konusu bile olmuyordu. Birçok
apartmana profesyonel yöneticilik hizmeti veren
Tayfun Akdeniz,
asansörleri tamir eden firmaların 10`da birinin
TSE belgesine sahip
olduğunu belirterek apartman yöneticisine bu konuda
büyük sorumluluk düştüğüne dikkat çekiyor.
Akdeniz,
belediyelerin verdiği ruhsatın da her yıl
yenilenmesi gerektiğini savunuyor. Tüm Asansör
Sanayici ve
İşadamları Derneği Başkanı
Seyfettin Akbaş ise asansör
denetimlerinin yetersiz olduğunu ve apartmanlarda
asansörlerin saatli bomba gibi durduğunu belirtiyor.
Asansörlere ruhsat veren ve denetleme yetkisine
sahip olan belediyeler ile asansörlerin periyodik
bakımlarını üstlenen firmaların üzerine büyük görev
düşüyor. TASİAD Başkanı Seyfettin Akbaş, önceki gün
Denizli`de 24
yaşındaki bir gencin kolunun asansöre sıkıştığını
hatırlattı. Yarım saat süren çalışma sonunda gencin
kolunun kurtarıldığını belirten
Aktaş, asansör
kazalarının basına yansımadığına dikkat çekerek
`Dünyada her yıl basına yansıyan yaklaşık 25 bin
asansör kazası oluyor.` dedi.
Denetimin yetersiz
olduğunu dile getiren Akbaş, 2002`de ilk defa
İstanbul Bakırköy Belediyesi`nde
asansör kontrolü yapıldığını ifade etti.
Kontrollerde asansörlerin yüzde 94`ünün uygun
olmadığını vurgulayan Akbaş, denetim ve meslek
odalarıyla işbirliği sonucu bu rakamın 65`e
düştüğünü dile getirdi.
İmarı olmayan
binalara asansör ruhsatının verilmediğini kaydeden
Aktaş, `Bu
binalara nasıl elektrik, su veriliyorsa asansör
ruhsatının da verilerek kontrolünün yapılması
gerekir.` diye konuştu.
Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı
tarafından hazırlanan yönetmelikleri uygulamayan,
Türkiye Standartları Enstitüsü(TSE)
tarafından hazırlanan standartların dışında üretim
yapan kurumların sorumlu olduğunu söyleyen Akbaş,
Türkiye`de 25 binin
üzerinde asansörlü bina olduğuna dikkat çekti.
Asansör tesisi yaptıran bazı mimar, mühendis ve
müteahhitlerin maliyeti düşük tutmak için yetkisi
bulunmayan firmalarla çalıştığını kaydeden Aktaş,
`Bazı işyeri ve apartman yöneticileri de
asansörlerin periyodik bakımlarını ucuz olsun diye
gelişigüzel kişilere yaptırıyor.` uyarısında
bulundu. Denetimlerin yetersizliği ve insanların
eğitimsiz olması, asansör kazalarında birinci sırayı
alıyor. Standart dışı imalat ve montaj, malzeme
kalitesizliği ile yetersiz ve bilinçsiz teknik
elemanlar kazaların artmasına sebep oluyor.
Seyfettin Akbaş, Türkiye`de 18 yaşını dolduran
birisinin ticari işletme unvanı alarak asansör
tamiri yaptığını,
Almanya`da bir
kişinin asansör tamircisi olması için firmada 7 sene
çalışma mecburiyeti bulunduğunu vurguluyor. 80
yıllık geçmişi olan asansör sanayii, Türkiye`de 450
milyon dolarlık pazar payına sahip. |